
2015 mayıs ayında İstanbul'da çalışan kardeşimin yanına ziyarete gitmiştik. Annemler ve kayınvalidemle kardeşimde kaldık üç gün. Gitmişken gezmemek olmazdı dimi ama. Yuşa peygamberin kabrine gitmek istedi anneler.

Orda pek fotoğraf çekmemişim. Oradaki ulvi atmosferden olsa gerek.
Sonra nereye gitsek derken tabelalarda Anadolu Kavağı yazısını görünce rotamız belli oldu.Yoros Kalesi çıktı önümüze. Ben Anadolu Kavağında inip yürümeyi teklif etsemde malesef kimse oralı olmadı. O kadar gittikde gezemedim ya ona yanarım. Arabayla gezdik hıhh öylede gezilir mi ya bişey anlamadım. Yok arkadaş birdaha gezmeye gidersem bir kendim bir de kocamla gezerim.
Neyse gelelim Yoros Kalesine;
Manzarası,

surların taş örgüsü çok hoşuma gitti.



Çılgın kız Z. Asya en uçlarda gezdi. 3. köprü diğer adı Yavuz Sultan Köprüsünün inşaat aşamasındaki halini de görmüş olduk buradan.

Baba delisi bu kız. Baksanıza sevgisiyle boğuyor.




Kaleye elveda pozumuz. Eşim gözlükle kendini kamufule ettiğine göre bende yüzümü kamufle edip paylaşabilirim bu fotoğrafı.
Burada çok durmayıp annelerin isteği üzerine Eyüp Sultana doğru yola çıktık. Zeynep Asya babaannesi ve anneannesi ile Eyüp Sultan'a ziyarette gittiler.
Eşimle bizde bir parkta onları bekledik bu arada kardeşimde işten çıkıp yanımıza gelmişti. Yalnız denize yakın biyerde oturalım diye diye gittik hiç deniz göremeyen bi park bulup oturduk iyimi. Söylenip durdum e buranın kurtuluş parkından farkı ne diye:)

Yoros kalesi çok rüzgarlı olduğundan aman üşümesin , rüzgar çarpmasın diye üstün koruma altına aldığımız paşazade Erkan Efe de bu parkta ortaya çıktı.

Hazır ablada yokken tek çocuk olmayı salatalık kemirerek kutladı beyefendi.

En son olarakta bizi evinde ağırlayan küçük kardeşimin resmiyle bitireyim bu yazıyı...
kendisi Erkan Efe'nın büyük kopyasıdır. Ben çok benzetiyorum doğrusu

Not: yazamadığım süre boyunca birsürü fotoğraf ve anı birikti. Zamanla sıra olmaksızın post yazıpduracağım. Çünkü yazmayınca unutuluyor hatıralar, fotoğraflar böyle daha anlamlı oluyor. Sevgilerle...